Hosting seçimi: paylaşımlı, VDS, bulut — hangisi hangi işe
Hosting kararı fiyat karşılaştırmasıyla verilmez. Paylaşımlı, VDS ve bulut arasındaki gerçek fark, gizli maliyetler ve sunucunuzu ne zaman büyütmeniz gerektiği.
Hosting kararı neredeyse her zaman yanlış eksende veriliyor: aylık fiyatlar bir tabloya diziliyor ve en uygunu seçiliyor. Oysa paketler arasındaki asıl fark fiyat değil, sorumluluğun nerede bittiği.
Ödediğiniz para, aslında “bu iş bozulduğunda kim ilgilenecek” sorusunun cevabını satın alıyor.
Üç katman, üç sorumluluk sınırı
Paylaşımlı hosting. Bir fiziksel sunucuyu yüzlerce siteyle paylaşırsınız. Güncelleme, güvenlik yaması ve sunucu bakımı sağlayıcının işidir. Ucuzdur ve çoğu kurumsal tanıtım sitesi için fazlasıyla yeterlidir.
Zayıf noktası komşu etkisidir: aynı sunucudaki başka bir site trafik alır ya da kötü kod çalıştırırsa, sizin siteniz de yavaşlar. Ayrıca kaynak sınırları serttir — belirli bir eşzamanlı ziyaretçi sayısından sonra istekler kuyruğa girer.
VDS / VPS. Fiziksel sunucunun size ayrılmış bir dilimi. Kaynaklar garantilidir, kök erişimi sizindir, istediğiniz yazılımı kurarsınız. Karşılığında sunucunun bakımı da sizin olur: işletim sistemi güncellemeleri, güvenlik duvarı, SSL yenileme, servis izleme.
Burada gizli maliyet paranın değil, zamanın maliyetidir. “Yönetilen VDS” paketleri bu yükü sağlayıcıya devreder ve genelde ödemeye değer.
Bulut. AWS, Google Cloud, Azure, Hetzner ya da Cloudflare gibi platformlar. Fark, sunucu değil esneklik satmalarıdır: trafik arttığında kapasite otomatik büyür, azaldığında küçülür. Kullandığınız kadar ödersiniz.
Avantajı, tahmin edilemeyen trafikte ortaya çıkar — kampanya günü, basında çıkan haber, mevsimsel yoğunluk. Dezavantajı, faturanın önceden belli olmamasıdır.
Statik siteler için üçünün de gerekmediği durum
Kurumsal tanıtım siteleri, blog ve açılış sayfaları için 2020’lerin cevabı genelde bu üçünden hiçbiri değil: statik barındırma ve CDN.
Site derleme anında hazır HTML’e dönüşüyorsa, her ziyarette sunucunun bir şey hesaplamasına gerek yoktur. Dosyalar dünyanın her yerindeki uç noktalara dağıtılır ve ziyaretçiye en yakın noktadan servis edilir. Sonuç: veritabanı yok, PHP sürümü yok, yamalanacak sunucu yok, ölçekleme sorunu yok — ve maliyet çoğu zaman sıfıra yakın.
Bu siteyi de öyle yayınlıyoruz. Yaklaşımın arkasındaki mimari tercihleri headless CMS yazımızda ve site hızı rehberimizde anlattık.
Sunucu gerçekten gerekli olan yer, isteğe göre değişen içeriktir: üyelik, sepet, panel, API.
Fiyat tablosunda görünmeyen kalemler
Karşılaştırma yaparken şu altı kalemi sorun — fark genelde burada çıkar:
- Yenileme fiyatı. İlk yıl 990 TL, ikinci yıl 3.900 TL. Sektörün standart uygulaması. Karşılaştırmayı yenileme fiyatı üzerinden yapın.
- Yedekleme. Otomatik mi, hangi sıklıkta, kaç gün saklanıyor ve geri yükleme ücretli mi? Bazı sağlayıcılar yedeği bedava alır, geri dönmeyi ücretlendirir.
- Trafik sınırı. “Sınırsız” ifadesinin altında her zaman bir adil kullanım eşiği vardır. Eşiği aşınca ne olur — yavaşlatma mı, ek ücret mi, askıya alma mı?
- E-posta. Aynı pakette mi, ayrı mı? Site ile e-postayı aynı sunucuda tutmak, sunucu IP’si kara listeye düştüğünde faturalarınızın müşteriye ulaşmaması demektir.
- Taşıma ve çıkış. Siteyi başka sağlayıcıya taşımak istediğinizde tam yedeği verecekler mi? Bulut tarafında ise veri çıkış ücreti (egress) faturanın sürpriz kalemidir.
- Destek. Gerçek bir insana kaç dakikada ulaşıyorsunuz ve saat kaçta? Site çöktüğünde önemli olan tek özellik budur.
Yedekleme: test edilmemiş yedek, yedek değildir
Altyapı tarafında gördüğümüz en pahalı olay, yedeği olmayan şirketler değil — yedeği olduğunu sanan şirketlerdir.
Üç sorunun cevabını bilmiyorsanız yedeğiniz yok sayılır:
- Yedek başka bir yerde mi duruyor? Aynı sunucudaki yedek, sunucu gittiğinde onunla gider.
- Ne kadar geriye gidebiliyorsunuz? Bozulma üç hafta önce başladıysa ve elinizde yalnızca son 7 gün varsa, temiz bir noktaya dönemezsiniz.
- Geri yükleme denenmiş mi? Yılda bir kez, gerçekten bir kopya ayağa kaldırın. Denenmemiş geri yükleme prosedürünü ilk kez kriz anında öğrenmek istemezsiniz.
Güvenlik tarafının tamamını web sitesi güvenliği yazımızda ele aldık.
Ne zaman büyütmeli
Paket değiştirme kararı “site yavaşladı” hissiyle değil, ölçümle verilir. Şu üç sinyalden ikisi birlikte görülüyorsa katman değiştirme zamanı gelmiştir:
- Sunucu yanıt süresi (TTFB) yoğun saatlerde 600 ms üstüne çıkıyor ve sakin saatlerde normal.
- Trafik zirvelerinde 5xx hataları görülüyor.
- Sağlayıcı kaynak limiti uyarısı göndermeye başladı.
Bunlardan hiçbiri yokken pahalı pakete geçmek, hızı artırmaz. Çoğu “yavaş site” vakasında sorun sunucuda değil, görsellerde ve istemci tarafındaki koddadır — bu durumda sunucu büyütmek parayı yanlış yere koymaktır.
Kısa cevap
- Tanıtım sitesi, blog, açılış sayfası → statik barındırma + CDN.
- WordPress, küçük e-ticaret → iyi bir yönetilen paylaşımlı hosting.
- Orta ölçekli e-ticaret, özel uygulama → yönetilen VDS.
- Değişken trafik, çoklu servis, ekip → bulut ve gerçek bir dağıtım hattı.
Son maddede kritik olan sunucu markası değil, dağıtımın ve geri almanın otomatik olmasıdır. Cloud ve DevOps tarafımız tam olarak bu hattı kurar: dağıtım, izleme ve geri alma tatbikatı dahil.