Google Ads bütçesi ne olmalı: rakamı sektör değil matematik belirler

Google Ads maliyeti "sektör ortalaması" ile hesaplanmaz. Tıklama maliyetinden başlayıp müşteri başına maliyete giden zincirle kendi alt sınırınızı bulmanın yolu.

Tıklamadan müşteriye giden eleme hunisinin her adımında maliyetin nasıl katlandığını gösteren şema

“Google Ads’e aylık ne kadar ayırmalıyım?” sorusuna verilen en yaygın cevap — “sektörünüzde ortalama şu kadar” — işe yaramaz. Çünkü aynı sektörde iki firmanın tıklama maliyeti üç katı farklı olabilir; teklif verdikleri kelimeler, sayfalarının kalitesi ve dönüşüm oranları farklıdır.

Doğru bütçe, dışarıdan bulunan bir sayı değil, kendi rakamlarınızdan türeyen bir sonuçtur. Hesap dört adımda kuruluyor.

Adımları okumadan sonucu görmek isterseniz, aynı hesabı yapan ücretsiz bütçe hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz. Aşağıdaki bölümler o aracın hangi mantıkla çalıştığını anlatıyor.

Adım 1 — Bir müşteri size ne kazandırıyor

Reklam bütçesi tartışması, reklamdan değil buradan başlar. İhtiyacınız olan sayı: bir müşterinin yaşam boyu getirdiği brüt kâr.

Tek seferlik satışta bu, satış tutarı eksi ürün maliyetidir. Tekrarlı işlerde — abonelik, bakım anlaşması, düzenli sipariş — ortalama kaç kez satın aldığıyla çarpılır. Bir diş kliniği için tek bir implant hastasının değeri, o hastanın sonraki iki yılda yaptıracağı işlerle birlikte hesaplanır.

Bu sayıyı bilmiyorsanız reklam bütçesi tartışmak erken. Çünkü karşılaştıracağınız bir eşik yok demektir.

Adım 2 — Kaç tıklama, bir müşteri eder

Zincir şöyle işler ve her halkada büyük bir eleme olur:

1.000 tıklama
  → %3 form doldurur        =  30 talep
  → %40 gerçek fırsattır    =  12 nitelikli görüşme
  → %25 satışa döner        =   3 müşteri

Bu örnekte bir müşteri 333 tıklamaya mal oluyor. Tıklama başı 15 TL ödüyorsanız müşteri başına maliyetiniz yaklaşık 5.000 TL’dir.

Şimdi birinci adımdaki sayıyla karşılaştırın. Bir müşteri size 5.000 TL’den fazla brüt kâr bırakıyorsa Google Ads sizin için çalışır. Bırakmıyorsa bütçeyi artırmak durumu düzeltmez — sadece zararı hızlandırır.

Kritik nokta şu: bu zincirdeki en ucuz iyileştirme genelde reklamda değil, ikinci satırda olur. Form dönüşümünü %3’ten %4,5’e çıkarmak, müşteri maliyetinizi üçte bir düşürür ve bunun için tek kuruş ek reklam harcamazsınız.

Adım 3 — Test için gereken en düşük bütçe

Burası en çok para yakılan yer. Çok küçük bir bütçeyle başlayıp “olmadı” diyerek kapatmak, Türkiye’de gördüğümüz en yaygın Ads hatası.

Sebebi istatistikseldir: bir kampanyanın işe yarayıp yaramadığını anlamak için en az 30-50 dönüşüm gerekir. Altındaki sayılarda gördüğünüz şey performans değil, gürültüdür.

Buradan alt sınır çıkar:

Aylık minimum bütçe ≈ 30 × (dönüşüm başına maliyet)

Dönüşüm başına maliyetiniz 400 TL ise, anlamlı bir test aylık 12.000 TL civarında başlar. Bu rakamı karşılayamıyorsanız doğru hamle bütçeyi bölmek değil, kapsamı daraltmaktır: tek şehir, tek hizmet, tek dil. Dar bir alanda 30 dönüşüm toplamak, geniş bir alanda 8 dönüşüm toplamaktan çok daha öğreticidir.

Adım 4 — Bütçeyi nereye koyacağınız

Toplam rakam bulunduktan sonra dağılım şöyle kurulur:

Marka aramaları. Firma adınızı arayanlar. Çok ucuzdur, çok yüksek dönüşür. Rakipleriniz adınıza teklif veriyorsa zorunludur — vermiyorsa küçük bir pay yeter.

Yüksek niyetli hizmet aramaları. “Şehir + hizmet”, “X fiyat”, “X firması” gibi sorgular. Bütçenin ağırlığı buradadır. Pahalıdır ama satın alma niyeti en net olan yerdir.

Geniş / keşif aramaları. Bilgi arayan sorgular. Dönüşmez, öğretir. Payı küçük tutun — ve buradan çıkan kelimeleri reklam yerine içerikle karşılayın. SEO mu Google Ads mi yazımızda bu iş bölümünü ayrıntılandırdık.

Yeniden pazarlama. Siteyi gezip ayrılanlar. En ucuz dönüşüm genelde buradan gelir ve çoğu hesapta hak ettiğinden az pay alır.

Bütçeden önce düzeltilmesi gereken şey

Bir hesabı devraldığımızda ilk baktığımız yer kampanya ayarları değil, dönüşümün doğru ölçülüp ölçülmediğidir. Çünkü Google’ın algoritması kendisine bildirdiğiniz olayı ucuzlatmaya çalışır.

Ölçtüğünüz olay “form gönderildi” ise, algoritma form dolduran ama hiçbir zaman müşteri olmayan kitleyi bulmakta ustalaşır. Panelde maliyetler düşer, bankada hiçbir şey değişmez.

Doğru kurulum, kapanan satışı reklam platformuna geri yazar. Teknik tarafı GA4 ölçümleme rehberinde adım adım anlatılıyor; sağlık gibi düzenlemeye tabi sektörlerde ise reklam politikaları ölçüm kurulumunu da kısıtlar.

Ölçüm yanlışken bütçe artırmak, bozuk teraziyle daha çok mal tartmaktır.

Özet: kendi rakamınızı çıkarın

  1. Bir müşterinin brüt kârını yazın.
  2. Tıklamadan müşteriye giden eleme zincirini kendi verinizle doldurun.
  3. Müşteri başına maliyeti bulun ve birinci maddeyle karşılaştırın.
  4. 30 dönüşüm kuralıyla aylık alt sınırı hesaplayın.
  5. Karşılayamıyorsanız bütçeyi kısmayın — hedefi daraltın.

Bütçenin verimini en çok etkileyen şeylerden biri reklamın götürdüğü sayfadır; ayrıntısı açılış sayfası nedir yazısında.

Bu beş adımı yaptığınızda “ne kadar ayırmalıyım” sorusunun cevabı zaten önünüzde olur. Hesabınızın mevcut durumunu birlikte çıkarmamızı isterseniz dijital pazarlama tarafımıza bakabilirsiniz.

İlgili yazılar

SEO ve Google Ads karşılaştırma grafiği: yavaş yükselen organik eğri ile hızlı düzleşen reklam eğrisi
SEO

SEO mu, Google Ads mi? Bütçeyi hangisine ayırmalı

İkisi rakip değil, farklı zaman ölçeğinde çalışan iki kanal. Hangi durumda hangisinin önce geldiğini ve ikisinin birbirini nasıl beslediğini anlatan bir karar rehberi.

Devamını oku

Bir fikriniz mi var, yoksa duran bir ürün mü?

Kısa bir görüşmede kapsamı netleştirelim. İlk konuşmada teknik yaklaşımı ve tahmini bütçe aralığını konuşuruz.

Bize yazın